Ağrı İl Müftüsü Dr. İhsan İlhan, vekaletle kurban bağışının kalplere dokunan gücünü anlatarak, mazlum coğrafyalara umut olma çağrısı yaptı. Ağrı’nın manevi atmosferi, yaklaşan Kurban Bayramı’nın bereketiyle şimdiden sarılıp sarmalanıyor. Şehrin sokaklarında bayram telaşı tatlı bir heyecana dönüşürken, Ağrı İl Müftülüğü makamında da kalpleri ısıtan, sorumluluk bilincini tazeleyen çok anlamlı bir buluşma gerçekleşti. Gazeteci Yüksel Aslan,…
Ağrı İl Müftüsü Dr. İhsan İlhan, vekaletle kurban bağışının kalplere dokunan gücünü anlatarak, mazlum coğrafyalara umut olma çağrısı yaptı.
Ağrı’nın manevi atmosferi, yaklaşan Kurban Bayramı’nın bereketiyle şimdiden sarılıp sarmalanıyor. Şehrin sokaklarında bayram telaşı tatlı bir heyecana dönüşürken, Ağrı İl Müftülüğü makamında da kalpleri ısıtan, sorumluluk bilincini tazeleyen çok anlamlı bir buluşma gerçekleşti. Gazeteci Yüksel Aslan, kente yeni atanan ve göreve hızlı bir şekilde başlayan İl Müftüsü Dr. İhsan İlhan’ı makamında ziyaret ederek “hayırlı olsun” temennilerini iletti. Bu samimi ziyaret, kısa sürede sınırları aşan, mazlum coğrafyaların sofralarına uzanan derin bir kurban vekaleti sohbetine ve insanlık çağrısına dönüştü.
Gazeteci Yüksel Aslan’ın tebriklerini kabul eden Dr. İhsan İlhan, yerel basının halkla kurulan gönül köprülerindeki rolüne dikkat çekerek bu nazik ziyaret ve haber desteği için teşekkür etti. Konuşmasına tüm Ağrılı hemşehrilerini muhabbetle selamlayarak başlayan Müftü İlhan, Zilhicce ayının manevi gölgesi altında, kurban ibadetinin insanlık tarihi kadar köklü bir geçmişe sahip olduğunu hatırlattı. Hz. Adem’in çocuklarıyla başlayan, Hz. İbrahim ile kemale eren ve Hz. Muhammed Mustafa’nın (S.A.V.) bizzat uygulamalarıyla taçlanan bu büyük ibadetin, aslında bir teslimiyet ve arınma yolculuğu olduğunu vurguladı.
Kurban kelimesinin kelime kökeni itibarıyla “yaklaşmak” anlamına geldiğini belirten Müftü İlhan, olayın derin psikolojik ve sosyal boyutunu şu çarpıcı sözlerle aktardı:
“Kurban, Rabbimize yaklaşmak; O’nun verdiği nimetlerle yine O’nun rızasını kazanmaktır. Dünya sevgisine, bitmek bilmeyen hırslara ve insanoğlunun doymak bilmeyen tamahına karşı en güzel manevi eğitim metodu kurban ibadetidir. Bu ibadet, fedakarlığın ve insanlarla ekmeğini bölüşmenin yeryüzündeki en somut, en güzel ifadesidir. Kurban, kardeşliğimizin sarsılmaz simgesidir.”
Bayramın coşkusunu, evlatların neşesini ve kesilen kurbanın bereketini ailece yaşamanın evlere ayrı bir huzur getireceğini söyleyen İlhan, vatandaşların kendi evlerinde kurban kesme geleneğini yaşatmalarını tavsiye ederken, madalyonun diğer yüzünü de unutmamak gerektiğinin altını çizdi.
Dünyanın dört bir yanında, belki de aylardır, yıllardır sofrasına tek bir lokma et girmemiş, hayata tutunmaya çalışan garip, fakir ve mahzun Müslümanların varlığına dikkat çeken Müftü İlhan, Türkiye Diyanet Vakfı’nın (TDV) bu noktada üstlendiği devasa misyonu hatırlattı. Makul meblağlarla, sınırların ötesindeki kardeşlerimizin hayatına dokunabileceğimizi belirten Müftü İlhan, “Türkiye Diyanet Vakfı, sizin bu niyetinizi ve emanetinizi hiç aklınıza gelmeyecek ücra köşelere, mazlum coğrafyalara ulaştırma gücüne ve güvenine sahiptir. Hayra sebep olan, hayrı yapmış gibidir. Gelin, bu bayram dünyanın öbür ucundaki zayıf ve çaresiz insanlara umut olalım, kurbanlarımızı vekaletle taçlandıralım” diyerek sözlerini tüm İslam aleminin bayramını tebrik ederek noktaladı.

Yorum Yap