Eğitim-Bir-Sen Ağrı Şube Başkanı Gümüşer, Doğu’da öğretmen istikrarı için zorunluluk yerine teşvik, bölgesel tazminat ve kademeli puan çağrısı yaptı.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun zorlu coğrafi ve iklim koşullarında görev yapan yüz binlerce öğretmenin sesi, Ağrı’dan yükseldi. Eğitim-Bir-Sen Ağrı 1 No’lu Şube Başkanı Süleyman Gümüşer, bölgedeki en büyük eğitim kanamalarından biri olan yüksek öğretmen sirkülasyonuna dikkat çekti. Ağrı gibi illerde her tayin döneminde yaşanan öğretmen göçünün, öğrencilerin eğitim sürekliliğini ve niteliğini derinden sarstığını belirten Gümüşer, meseleye bakış açısının kökten değişmesi gerektiğini vurguladı.
Süleyman Gümüşer, Doğu’daki eğitimcilerin ekstra bir ayrıcalık peşinde olmadığını, yalnızca sergiledikleri ağır fedakârlığın adil bir karşılığını talep ettiklerini dile getirdi. Güvenlikten iklime, ulaşımdan sosyal imkânlara kadar pek çok zorlukla göğüs göğüse çarpışan öğretmenleri bölgede tutmanın yolunun baskı ya da zorunlu hizmet sürelerinden geçmediğini aktaran Gümüşer, “Bölgede öğretmeni tutmak istiyorsak mecburi tutarak değil, çalışma şartlarını cazip hale getirerek bunu başarmalıyız. Cefayı çeken öğretmenin, sistem içinde sefasını da süreceği adil bir düzen kurulmalıdır.” sözleriyle durumun ciddiyetini gözler önüne serdi.
Mevcut sistemde 2026 yılı itibarıyla üçüncü hizmet bölgesindeki okullar için uygulanan puan artışlarının olumlu ancak yetersiz olduğunu belirten Şube Başkanı, daha radikal ve kalıcı bir reform çağrısında bulundu. Doğu’da geçirilen sürenin uzamasıyla doğru orantılı olarak hizmet puanının kademeli ve katlanarak artması gerektiğini savunan Gümüşer, “Ağrı’da, Kars’ta, Hakkâri’de veya Şırnak’ta 5, 6, 7 yılını dolduran bir öğretmenin bu sadakati sistemde mutlaka ödüllendirilmelidir. Doğuda geçirilen süreyi uzatmak, doğrudan eğitimin geleceğini teminat altına almaktır.” ifadelerini kullandı.
Yalnızca puan artışının yeterli olmayacağını, somut ekonomik teşviklerin de devreye sokulması gerektiğini vurgulayan Gümüşer, yükseköğretim kurumlarında uygulanan “geliştirme ödeneği” ve TSK personeline sağlanan “bölgesel tazminat” modellerini örnek gösterdi. Öğretmen açığını kapatmanın sadece yeni atamalar yapmaktan ibaret olmadığını hatırlatarak; Doğu’da görev yapan öğretmenlere özel bölgesel görev tazminatları, ilave maaş katkıları, lojman ve kira desteği ile zorlu köy okullarında görev yapanlara ulaşım desteği verilmesinin kaçınılmaz bir ihtiyaç haline geldiğini belirtti.
Konuşmasında pansiyonlu okulların ve yatılı kurumların yaşadığı derin insan kaynağı krizine de özel bir parantez açan Gümüşer, özellikle kız pansiyonlarında nöbet üstlenecek kadın öğretmen bulmakta devasa zorluklar yaşandığını ifade etti. Pansiyon nöbetinin sadece derse girmek olmadığını; gecesi, hafta sonu ve 24 saatlik ağır sorumluluğuyla büyük bir mesai gerektirdiğini aktaran Gümüşer, mevcut puan ve mali karşılıkların bu yükü taşımaya yetmediğini, nöbet ücretleri ile puanlarının acilen yeniden düzenlenmesi gerektiğini kaydetti.
Açıklamasını adalet vurgusuyla tamamlayan Eğitim-Bir-Sen Ağrı Şube Başkanı Süleyman Gümüşer, eğitimde istikrarın anahtarının öğretmenin gönlünü hoş tutmaktan geçtiğini belirtti. Yetkililere seslenen Gümüşer, “Artık devlet olarak ‘Doğu’ya öğretmen nasıl gönderilir?’ sorusunu bir kenara bırakıp, ‘Doğu’da öğretmen nasıl tutulur?’ sorusunun cevabına odaklanmalıyız. Öğretmen her tayin döneminde bavulunu toplamayı düşünüyorsa, burada ne başarıdan ne de gelecekten söz edebiliriz.” diyerek yetkilileri somut adımlar atmaya davet etti.





















Yorum Yap