Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi akademisyenlerinin TÜSEB destekli stratejik ilaç projeleri, Türkiye’nin sağlıkta milli bağımsızlık vizyonuna meşale yakıyor.

Ağrı’nın sert iklimine, çetin kışına inat serhat şehrindeki bilim mabedinde gurur verici bir hareketlilik yaşanıyor. Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi (AİÇÜ) laboratuvarlarında gece gündüz demeden çalışan akademisyenler, sadece bilimsel veri üretmekle kalmıyor; Türkiye’nin sağlık alanındaki geleceğine yön verecek dev bir adıma imza atıyor. Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) C-5 Grubu kapsamına kabul edilen iki kritik proje, yerli ilaç sanayisinde adeta yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Doç. Dr. Akın Akıncıoğlu, Doç. Dr. Çetin Bayrak ve Öğr. Gör. Ahmet Çağan’ın omuzlarında yükselen bu başarı, Anadolu’nun kalbinden yükselen güçlü bir milli bağımsızlık haykırışına dönüşüyor.
Doğu’nun yükselen bilim merkezi AİÇÜ ve Atatürk Üniversitesi ortaklığıyla yürütülecek bu kritik çalışmalar, Türkiye’nin ilaç alanında yıllardır sürdürdüğü dışa bağımlılık zincirlerini kırmayı amaçlıyor. Stratejik önemi haiz iki farklı ilaç etken maddesinin tamamen yerli imkânlarla sentezleneceği bu süreç, sadece bütçeden tasarruf sağlamakla kalmayacak; aynı zamanda küresel krizlerde veya ambargolarda şifa arayan milyonlarca vatandaşımız için sarsılmaz bir güvence temin edecek. Laboratuvar camlarından yansıyan ışıklar, memleketin öz evlatlarının imzasını taşıyan millî ilaçların müjdesini veriyor.
Haberin yankıları kampüste coşkuyla karşılanırken, AİÇÜ Rektörü Prof. Dr. İlhami Gülçin yürütülen hamlenin stratejik derinliğine dikkat çekti. Üniversitelerin yalnızca teorik bilginin hapsedildiği binalar olamayacağını vurgulayan Prof. Dr. Gülçin, “Fildişi kulelerde değil, sahadayız. Ürettiğimiz her molekül, her bilimsel veri doğrudan insanımızın ihtiyacına ve şifasına dönüştüğü sürece anlamlıdır. Bu projeler, ülkemizin teknolojik ve bilimsel bağımsızlık mücadelesinde atılmış altın değerinde adımlardır,” ifadelerini kullandı. Projede ter döken tüm akademisyenleri yürekten tebrik eden Rektör Gülçin, Ağrı’dan yakılan bu meşalenin Türkiye’nin sağlık teknolojilerinde sınırları aşacağına olan inancını dile getirdi.
Laboratuvarlarda başlayan bu tutkulu çalışma, Anadolu insanının azmini ve kendi kendine yetebilen güçlü Türkiye vizyonunu bir kez daha tüm dünyaya kanıtlıyor.





















Yorum Yap