Ağrı’da bir duruşmada kanuni yemin metnini reddedip sadece Allah adına yemin etmek isteyen tanığa mahkeme üç aya kadar disiplin hapsi verdi.

Ağrı’da görülen sıradan bir dava, adliye koridorlarında uzun süre konuşulacak sıra dışı ve bir o kadar da sarsıcı bir hukuki krize sahne oldu. Mahkeme salonunda tanık olarak kürsüye çıkan Cevdet Aydemir, yargılama sürecinin en kritik aşamalarından biri olan yemin töreninde beklenmeyen bir çıkışa imza attı. Kanuni prosedürleri ve sunulan yemin metnini reddederek inancı doğrultusunda “Yalnızca Allah’ın adıyla yemin etmek istiyorum” ısrarında bulunan Aydemir, hukukun katı kurallarıyla karşı karşıya kaldı. Mahkeme heyeti, yasal düzenlemelerden taviz vermeyerek tanık hakkında üç aya kadar disiplin hapsi kararı aldı. Bu olay, adli süreçlerde inanç özgürlüğü ile usul kuralları arasındaki hassas çizgiyi bir kez daha gözler önüne serdi.
Ağrı’da gerçekleşen duruşmada, tanık sıfatıyla dinlenmek üzere kürsüye davet edilen Cevdet Aydemir’e, usul gereği öncelikle tanıklığın önemi, doğruyu söyleme yükümlülüğü ve yalan tanıklığın ağır hukuki sonuçları detaylı bir şekilde aktarıldı. Ardından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 54 ve 55. maddeleri uyarınca yemin merasimine geçildi.
Mahkeme başkanı tarafından tanığa yöneltilen resmi yemin metni, “Bildiğimi dosdoğru söyleyeceğime namusum ve vicdanım üzerine yemin ederim” şeklinde okundu. Ancak Aydemir, kendisine sunulan bu standart yemin biçimini kesin bir dille reddetti. Tutanaklara yansıyan bilgilere göre Aydemir, “Kanunda belirtildiği şekilde yemin etmek istemiyorum. Allah’ın üzerine yemin etmek istiyorum” diyerek kendi inanç biçimine göre yemin etmekta diretti.
Mahkeme heyeti, tanığın usulüne uygun şekilde yemin etmesi gerektiğini defalarca hatırlatmasına ve bunun yasal bir zorunluluk olduğunu açıkça bildirmesine rağmen, Aydemir kararından vazgeçmedi. Tanığın yemin etmemekte ısrar etmesi üzerine süreç hukuki bir çıkmaza girdi.
Heyet, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 60. maddesini işletmek zorunda kaldı. İlgili madde, yasal bir sebep olmaksızın tanıklıktan veya yeminden çekinen kişiler hakkında disiplin hapsi uygulanabilmesini öngörüyor. Mahkeme, tanığın yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle oy birliğiyle üç aya kadar disiplin hapsi uygulanmasına hükmetti ve kararın gereği için ilgili birimlere derhal müzekkere yazılmasını kararlaştırdı.
Yaşanan bu olağanüstü gelişmenin ardından gözler CMK’nın ilgili maddelerine ve disiplin hapsinin hukuki niteliğine çevrildi. Klasik anlamda bir suç karşılığında verilen cezai hapislerden farklı olan disiplin hapsi, yargılama düzeninin korunmasını ve kişilerin yasal yükümlülüklerini yerine getirmesini sağlamaya yönelik özel bir yaptırım olarak uygulanıyor.
Ağrı’daki bu olay, inanç temelli hassasiyetler ile katı usul kurallarının kesiştiği noktada yargı organlarının aldığı tavizsiz tutumu bir kez daha gözler önüne sererken, davanın ilerleyen günlerinde tanık Aydemir’in atacağı adımlar merakla bekleniyor.





















Yorum Yap