Ağrı’dan İstanbul’a uzanan 7 yıllık yürek yakan arayış mutlu bitmedi; parkta bulunan yüzde 80 engelli gencin adında kurulan hayalet şirketler şoke etti. 7 Yıllık Sessizlik: Ağrı’dan İstanbul’a Uzanan Umut Arayışı Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinin çetin coğrafyasında başlayan bu hikâye, bir babanın yedi yıl boyunca dinmeyen evlat acısının ve engebeli yollarda verdiği yalnız mücadelenin adresi oldu. 2018…
Ağrı’dan İstanbul’a uzanan 7 yıllık yürek yakan arayış mutlu bitmedi; parkta bulunan yüzde 80 engelli gencin adında kurulan hayalet şirketler şoke etti.
Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinin çetin coğrafyasında başlayan bu hikâye, bir babanın yedi yıl boyunca dinmeyen evlat acısının ve engebeli yollarda verdiği yalnız mücadelenin adresi oldu. 2018 yılında henüz 28 yaşındayken ortadan kaybolan yüzde 80 engelli raporlu Muhammed Cengiz’in izini kaybettiren süreç, ailesi için karanlık bir kabusa dönüştü. Aradan geçen uzun yıllar boyunca kapı kapı, şehir şehir dolaşan baba Seyfettin Cengiz, umudunu bir an olsun yitirmedi. Doğubayazıt’ın soğuk sokaklarından Türkiye’nin dört bir yanına uzanan bu arayış, nihayet 2025 yılında İstanbul’un kalabalık bir parkında son buldu.
Yıllar sonra evladını İstanbul’da bir parkta sağ salim bulan baba Seyfettin Cengiz’in yaşadığı sevinç, kısa süre sonra yerini büyük bir şok ve çaresizliğe bıraktı. Oğlu Muhammed’i memleketi Doğubayazıt’a getiren baba, evladının kayıp olduğu 7 yıllık zaman zarfında adeta bambaşka bir hayatın içine çekildiğini fark etti. Yüzde 80 engelli raporu bulunan ve kendi temel ihtiyaçlarını dahi tek başına karşılamakta zorlanan bir gencin üzerinde, resmi kayıtlarda devasa ticari faaliyetlerin yürütüldüğü ortaya çıktı.
Olayın derinliklerini araştırmak için İstanbul’un yolunu tutan acılı baba, oğlunun adı tescil edilen şirket ve fabrika adreslerini tek tek inceledi. Ancak karşılaştığı manzara skandalın boyutunu gözler önüne serdi: Belirtilen adreslerin birçoğunda ne bir şirket ne de bir fabrika bulunuyordu. Muhammed Cengiz’in bilgisi ve iradesi dışında kurulan bu hayalet şirketler üzerinden SGK kayıtları açıldığı, çalışanların primlerinin ödendiği ancak asıl mağdurun bizzat Muhammed olduğu anlaşıldı. Adına oluşan borçlar ve resmi işlemler yüzünden engelli genç, ne sağlık güvencesinden faydalanabiliyor ne de en hayati ilaçlarına ulaşabiliyor.
Devlet makamlarına ve yetkili mercilere suç duyurusunda bulunan Seyfettin Cengiz, soruşturma sürecinin bir an önce sonuçlandırılmasını istiyor. Oğlunun sağlığının her şeyden önemli olduğunu vurgulayan baba Cengiz, yaşananları şu sözlerle özetliyor:
“Bu çocuk zaten kendisi rahatsız, ilaçlarını alamıyoruz. Ortada büyük bir haksızlık var. Devlet yetkililerinden yardım istiyoruz; oğlumun adını kullanarak bu vurgunu yapanların ve resmi işlemleri yürütenlerin kapsamlıca araştırılmasını talep ediyorum.”
Hukuki sürecin başından itibaren adaletin yerini bulmasını bekleyen aile, engelli bir bireyin adının karıştığı bu karanlık ağın tüm yönleriyle aydınlatılacağı günü umutla bekliyor.
Yorum Yap